İller

22 Aralık 2020 Salı

Hayvan hakları yasasına ilişkin çalışma 2021'de mecliste


Bu hafta 7 gündemle çalışmalara başlayacak Meclis'in, iki tezkere, iki kanun teklifi ile 3 uluslararası sözleşmeyi ele alacağını dile getiren Cahit Özkan, AK Parti grup önerisiyle pazar gününe kadar çalışma kararı alınacağını ifade etti.

Özkan, Meclis'in, bu yoğun haftadan sonra çalışmalarına kısa bir ara vereceğini ve 2021 yılı içinde çalışmalarına başlayacağını bildirdi.

Salgınla ve pek çok doğal afetle karşı karşıya kalınan 2020'de pek çok yasal düzenlemeyi hayata geçirdiklerini belirten Özkan, salgın bahanesinin arkasına sığınmadan, maske, mesafe ve temizlik kuralına uyarak 35 uluslararası sözleşmenin uygun bulunduğuna dair kanun teklifini kabul ettiklerini, 23 kanun teklifini yasalaştırdıkların anımsattı.

Özkan, bu kadar olumsuzluk ve zorlu şartlar altında yasama süreçlerine destek veren milletvekilleri ile Meclis'teki yoğun çalışmaları yakinen izleyerek haberleştiren basın mensuplarına teşekkür etti.

Gazetecilerin de sorularını yanıtlayan Özkan, Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi ile Dernekler Kanunu'nda yapılacak değişikliklerin hatırlatılması üzerine, Birleşmiş Milletler kararları kapsamında Meclis'in gündemine gelen teklifin, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, OECD, G20 ve G7 ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede var olan düzenlemelerin, iç hukukla uyumlulaştırılmasını içerdiğine dikkati çekti.

Düzenlemenin ne Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin toplantı ve örgütlenme özgürlüğü bağlamında ne de vatandaşların Türkiye'de derneklere üyeliği, dernek üyeliğinin devamı, derneklerden ayrılmaları gibi bir kısıtlama öngördüğünü anlatan Özkan, "Bugüne kadar pek çok anayasal ve yasal reformlar yapmak suretiyle düşünce, ifade, inanç, örgütlenme özgürlüklerinin kapsamını genişleten, birçok reform yapan AK Parti hükümeti, böyle bir kısıtlamayı asla uygun görmez, buna neden olmaz. Özgürlük ortamının çok daha fazla genişletilmesine her daim reformlarla verdiğimiz desteği kısıtlama gibi bir niyetimiz yok." diye konuştu.

Osman Öcalan'ın verdiği röportajda "Cumhurbaşkanı danışmanı ile görüştüğü"nü açıkladığı hatırlatılarak, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak'ın da bunu erken seçim sinyali olarak değerlendirdiğinin dile getirilmesi üzerine Özkan, şunları söyledi:

"Türkiye'de seçim bekleyenlerin umudu asla 2023'ten önce olmamalıdır. 2018 seçimlerini gerçekleştirdikten aylar sonra seçimi dillendirenler, '2019'da genel seçim var' dediler. 2019'da seçim olmadı. Aynı çevreler, '2020'de seçim olacak' dediler. Bugün umduğunu bulamayanlar, Türkiye'nin kutlu yürüyüşünü durduramayanlar bu kez '2021'de seçim olacak' diyor. Hayır, olmayacak. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, parlamenter sistem de dahil hiçbir zaman seçimlerin normal süresinin öncesine alınma anlayışı içinde olmadık. Darbelerin, vesayet girişimlerinin neticesinde mecbur kalınanlar dışında seçimler hiçbir zaman önceye alınmamıştır, bundan sonra da alınmayacaktır. AK Parti ve Cumhur İttifakı bu anlamda 2023'te tarihin en muhteşem ve en büyük seçim zaferini ilan edecektir."

Özkan, söz konusu görüşmeye ilişkin, "Türkiye Cumhuriyeti hiçbir şekilde hukukun, demokrasinin müsaade etmediği bir görüşme, çalışma içinde olmamıştır. Gizli ittifak yapanlar gibi olmadık. AK Parti ve Cumhur İttifakı her daim milletimizin önünde, şeffaf bir anlayışla çalışmalarını yerine getirmiştir." değerlendirmesini yaptı.

Özkan, vatandaşların 2021'de beklediği yasal düzenlemeler bulunduğu hatırlatılarak, yeni yılda kadın cinayetleri ile kadına ve çocuğa cinsel istismar konusunda idam cezası getirilmesi, hayvan hakları gibi konuların Meclis gündemine gelip gelmeyeceği sorusu üzerine, "Güçlü milli iradenin nelere kadir olduğunu, milletimizin emri, gösterdiği istikamet kapsamında nasıl başarılar ortaya koyabildiğini gördük. Bu çalışmalarımıza önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz." dedi.

Kadın hakları ve kadına karşı şiddetle mücadele kapsamında sıfır tolerans ilkesi bağlamında yaptıkları çalışmaların semerelerini verdiğini belirten Özkan, "Bu anlamda yaptığımız çalışmaların yeterli olduğunu asla görmüyoruz. Daha fazla çalışacağız." açıklamasında bulundu.

"2021'de idam gelecek mi?" sorusunu yanıtlayan Özkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konudaki yaklaşımının net olduğunu hatırlattı.

Parlamentoda daha önce çok geniş bir mutabakatla düzenleme yapıldığını anımsatan Özkan, "Parlamento böyle geniş mutabakatla böyle bir karar verirse, Sayın Cumhurbaşkanımız da onaylayacağını ifade etmiştir. Bu mutabakat 1999'da vardı, bugün de böyle bir mutabakat söz konusu olursa bununla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımız yaklaşımını ortaya koymuştur." diye konuştu.

"Hayvan haklarıyla ilgili yapılan çalışmayı, inşallah 2021'in ilk çeyreğinde parlamentonun gündemine getirerek yasalaştıracağız." ifadesini kullanan Cahit Özkan, bu noktada çalışmanın içeriğiyle ilgili sona gelindiğinin müjdesini verebileceğini dile getirdi.

Hayvan hakları yasasına ilişkin çalışmanın, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin tarafından yapıldığını, tüm tarafların değerlendirildiğini, mukayeseli hukuk incelemelerinin yapıldığını aktaran Özkan, şöyle devam etti:

"Hayvan haklarıyla ilgili Türkiye'nin ortak aklını ve beklentisini ifade eden düzenleme son aşamasına getirildi. Bu noktada artık Türkiye'nin adım atması gerektiği ortada. Yaşanan acılar, vicdan sızlatan olaylar, bizlerin bu yasayı en kısa zamanda Meclis gündemine getirmemiz gerektiriyor. İnşallah bunu da yapacağız."

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, İspanya diktatörü Francisco Franco'ya benzetmesine ilişkin soruya Özkan, şu yanıtı verdi:

"Bir kişinin çıkıp da Sayın Cumhurbaşkanımıza bir hadsizlikle 'diktatör' yakıştırmasını yapması tek başına yetmez. Bunun altını doldurmalısınız. Acaba Özgür Özel, Sayın Cumhurbaşkanımıza, göreve geldiği andan itibaren sürekli anayasal ve yasal reformlar yapmak suretiyle milli iradenin hakimiyetini güçlendirmesi, vesayetle, cuntalarla, derin ve paralel yapılarla mücadele ettiği için mi bu yakıştırmayı yaptı? Oysa Özgür Özel çıkıp şunu demesi lazım; açık oy, gizli sayımla göreve gelenler, göreve geldikten sonra 15 seçimi kaybetmesine rağmen koltuğunda oturanlar, milletin inanç değerleriyle kavga ortaya koyanlar, milletin nasıl inanacağını, nasıl yaşayacağını belirlemeye kalkanlar, diktatörün ta kendisidir.

Dünyada diktatörler ne iş yapar diye baktığınızda, milli iradeyi örseler, vesayet kurumları, derin ve paralel yapılar darbecilerle beraber hareket eder. Bitmedi, milletin neye, nasıl inanacağına karar verir ve milletin kılık kıyafetine müdahale eder. Seçimlerde oy kaybetmesine rağmen her seçimde erozyona uğramasına rağmen o koltukta oturmaya devam eder. Kurultayda parti içi muhaliflere tasfiye girişiminde bulunurlar. Bunları yapan Cumhuriyet Halk Partisinin, kuruluşundan bugüne özellikle tek parti döneminde kendisini 'milli şef', tabiri caizse Hitler nasıl kendisini, 'Führer', 'tek adam' ve 'milli şef' ilan etmişse, Führer'in karşılığı da Türkiye'de kendisini ebedi milli şef olarak ilan ettiren İsmet İnönü'dür. CHP'nin, geçmişinde, genlerinde var olan anlayıştır."

CHP'nin, milletle, milletin sevdiği insanlarla kavgasını biteviye devam ettirdiğini belirten Özkan, "Onların dostlarının kim olduğunu son 1 yıllık süre zarfında gördük. CHP şu anda Türkiye'de bir milli güvenlik sorunu olmuştur." dedi.

Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya'nın lise diplomasının sahte olduğuna yönelik mahkeme kararı olduğu hatırlatılarak değerlendirmesi sorulan Özkan, şunları kaydetti:

"CHP'nin yalanları... Varsa bir iddiası giderler, yargısal makamlar da takibini yapar. Bir şahsın, bir kıymetli milletvekilimizin diplomasının sahteliğini ifade ediyor. Bununla ilgili git yargıdan bir evrak getir. Hadi bir tanesine dedin. 5 tane, 7 tane ilgili milletvekilimizin diploması var. Hangi birine yalan diyeceksin? Bu anlamda CHP, Goebbels yalanlarıyla algı oluşturma gayretine devam ediyor. Ancak çıktığı bu yol, sonu olmayan ve kendisini millet nezdinde tamamen sandığa gömecek yalan sürecidir."
Hibya Haber Ajansı



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme