İller

22 Aralık 2020 Salı

Kız Çocuklarını Fıtrata Uygun Yetiştirememek (2)


Okusun kariyer sahibi olsun diyerek ev işleri yaptırılmayan kız çocukları evlendikleri zaman evlilik hayatlarında sıkıntılar yaşamaktadırlar. Bizim kültürümüzde yemek bulaşık kadının görevi denilerek hâlâ erkek çocukları mutfağa sokulmamaktadır. Erkeklerin mutfak diye bir dertleri olmadığı için işten geldikleri zaman annesinin evine gelmiş gibi doğruca oturma odasına geçmekte ve her şeyi ayaklarına beklemektedirler. Kızlarda işten geldikleri zaman mutfak, çocuk derken bütün ev işleri ona baktıkları için tüm yük onların üzerine kalmaktadır. Eşinden yardım istediği zamanda tartışma çıkmaktadır.

Yine evlilikte duygusal ilişkilerde de zaman zaman beklentilere bağlı olarak eşler arasında sıkıntılar yaşanmaktadır. Evin prens ve prensesleri olarak yetiştirilen bu çocuklar, annelerinden gördüğü fedakarlığı evlilik hayatlarında eşlerinden beklemektedirler. Burada gözden kaçırdıkları şey, birisi her fedakârlığı göze alıp katlanıp yapan anne, diğeri de hayatın sorumluluklarını paylaşma adına evlendiği eşi. Eğer eşler bu iki önemli farkı fark edemedikleri zaman sıkıntılar, ardından da kavgalar başlıyor. Sonrasında aileler tartışmaların içine girmekte ve evliliklerin temeli sarsılmaktadır.

Neler yapmak gerekir… Okusunlar Ancak…

Günümüzde kız çocuklarının yetiştirilmesi adına birçok değişikliklere uğradı. Kız çocuklarında bulunması gereken birçok güzellikler ortadan kayboldu. Her şey kariyer üzerine kurulduğu günümüzde, çocukların duygu ve davranışları göz ardı edilmektedir. Kız çocuklarının fıtratlarına uygun yeterince şefkat, merhamet ve sadakat verilemedi. Bunun yerine hayatın acımasızlığı bahane edilerek hırs ve rekabet duyguları öğretildi.  Bunun sonucunda da kızlar fıtrata uygun gerçek anlamda ne anne olabildiler ne de duygularını yaşayabildiler. Bugün birçok Avrupa toplumunun ahlaki anlamda yaşamış oldukları sorunların temelinde özellikle kız çocuklarını fıtratlarına uygun yetiştirememelerinden kaynaklanmaktadır.

"İlim müminin yitik malıdır onu nerde bulursa alır." (Tirmizi, İlim,2687) hadisince kız çocukları okutulsun hem de sonuna kadar. Ancak ailede eğitim özellikle kız çocuklarının fıtratına uygun olarak yapılsın. Anneliği ikinci plana attırarak sadece kariyer için eğitim aldırmamak gerekir. Çocukları okuturken ilerde bir eş olacağını ve en önemlisi anne olacağını unutturmamak ve ona göre yetiştirmek gerekir.

"İlim tahsil etmek kadın-erkek her müslümana farzdır." (Camius Sağir,ilim, 409) hadisince kızlar okutulsun hem de sonuna kadar diyoruz. Ancak eğitimi sadece dünya hayatı için değil ahiret hayatı içinde alsınlar. Çünkü iyi yetişmiş ve iyi eğitim almış kız çocukları ilerde anne olduğu zaman kendi çocuklarını daha bilinçli yetiştirecektir. Bu da geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız fıtratına uygun ve iyi eğitim almış bir annenin elinden yetişmesi toplumun geleceği açısından daha güvende olacaktır

Sonuç olarak; kadınlar hangi meslekten olurlarsa olsunlar bir eştir. En önemlisi Rabbimizin Rahim isminin tecelli ettiği bir annedir.  Konumu ne olursa olsun ilerde Rabbim nasip ederse her şartlarda anne olacak kız çocuklarını yaradılışları gereği fıtrata uygun ilmek ilmek işleyerek yetiştirmek gerekir.

Kız çocukları yetiştirirken onları gereken bilgiyle donatmak, dini eğitimlerini eksik etmemek ve güzel bir ahlak ile terbiye etmek gerekir. Peygamber Efendimiz (s.a.v):

 "Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına gelinceye kadar büyütüp terbiye ederse, kıyamet günü o kimseyle ben şöyle yan yana bulunacağız." (Müslim, Bir, 149; Tirmizi Bir, 13)

 "Kız çocuğunu güzelce terbiye edip, Allah-ü Teâlâ'nın verdiği nimetlerle bolluk içinde yedirir giydirirse, o kız çocuğu onun için bir bereket olur, Cehennemden kurtulup kolayca Cennete girmesine vesile olur." (Taberani) buyurmaktadır.

***Son***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme