İller

23 Ocak 2024 Salı

FAKILAR


Fakı, kelimesi fıkıh bilgini anlamına gelen Fakih kelimesinin halk dilindeki ifadesidir. Hz. Peygamberin duasında da  "Beni dinde fakih kıl " ifadesi kelimesinin kullanılması kavramın İslami alandaki yerini göstermektedir. Bu kavram medrese düzeyinde fıkıh bilginini ifade ediyorken, toplumda ise köy imamına denk düşmektedir. Bu nedenle Torosların zirvesindeki fakılar köyü imam yetiştiren veya medresesi olan bir yerleşim birimini ifade etmektedir. Bu kadar girişten sonra Osmanlı'nın kuruluşunun görünmez kahramanları olan Fakihleri kısaca tanımaya çalışalım.

  İlmi kaynaklardan ders kitaplarına kadar pek çok kaynakta Osmanlı kuruluş devri ile ilgili olarak Ahiler, Bacılar, Gaziler ve Abdallar gibi zümreler anlatılır. Tüm bu unsurların özelliği sistemin Sünnilik dışındaki kanatlarına mensup olmalarıdır. Bu nedenle özellikle son devir kaynaklarını okuyanlar devletin Sünni olmadığını hatta zorla Sünni yapıldığını zannetmektedirler. Ancak ilk dönem kaynaklarında bahsedilen medresede okumuş ve kitabi bir İslam kültürüne sahip olan gruplardan biri de Fakılardır. Bu zümrenin rolü kimi araştırmacılar tarafından ihmal edilse de özellikle Prof. Dr. Haşim Şahin yaptığı araştırmalar sonunda bu zümrenin tarihteki rolünü ortaya koymaya çalışmaktadır. Biz de Haşim Şahin'in eserlerinden örnekler vererek devletin kurulmasında etkili olan Fakıları tanıyalım.

 İshak Fakih, Germiyanoğulları Beyliğine hizmet ederken, bu devletin Osmanlıya gönderdiği elçisi olmuştur.  Germiyanoğulları Osmanlıya bağlanınca İshak Fakih Osmanlı hizmetine girmiştir. İshak Fakih padişahlara danışmanlık, imamlık ve müderrislik yapmıştır. Bunlara karşılık kendisine tımar tevcihi yapılmıştır.

 Dursun Fakih, Karaman ülkesinden olduğu rivayet edilir. Osmanlı devleti için Şeyh Edebalı'dan sonra dini kurucu hüviyetindedir. Osmanlı devletinin ilk bağımsızlık hutbesini okuyan şahıstır. Sinaneddin Fakih Orhan Gazi devrinin vezirlerinden birisidir. Buradan Osmanlı devletinin ilk devirlerinde ulemanın yönetimde büyük etkisi olduğuna ulaşırız. Ulemadan vezir atama geleneği Kanuni devrine kadar sürmüştür. Osmanlı tarihinin ilk kaynakları da İlyas Fakih ve Yahşi Fakih gibi kişiler vasıtasıyla yazılmıştır. Bu tarz Fakı unvanlı onlarca kişi bulunmaktadır. Bunların yanında İznik'te kurulan ve Osmanlının ilk medresesinin müderrisi Kayserili Davut bu zümreden sayılmalıdır.

 Fakılar zümresi Osmanlı öncesinde ve kuruluş döneminde padişahların en önemli adamları olmuşlardır. İlmi, dini ve siyasi anlamda akıl danışılan kişilerdir. Devlet yönetiminde söz sahibidirler. Vezirlik gibi makamlara kendileri, talebeleri ve soylarından gelen kişiler getirilmişlerdir. Bununla birlikte Fakılar; Germiyan, Karaman, Karesi vb Türkmen beyliklerinden gelmişlerdir. Bu durum devletin dayandığı temelleri göstermesi bakımından mühimdir.

Mustafa AK

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder