İller

3 Nisan 2024 Çarşamba

Felaket üstü felaket bir durum!


Ali Dutal

           Aslında, yazımın başlığında yer alan "Felaket üstü felaket" bu felaketi açıklamaya kifayetsiz kalır; ancak, başka bir başlık bulamadığım için bu başlığı kullandım.

            Bu felaketin yanında dünyada yaşanabilecek bütün felaketlerin kişi açısından hükmü bile olmaz!

            Üzülerek ifade etmeliyim ki, Müslüman bir toplumun bireyleri olarak bu büyük FELAKET ile karşı karşıyayız.

            Bu felaket üstü felaketin adı; İMANSIZLIK felaketidir!

           Bir Müslüman imansızlık felaketine düşmemek için hem kendisi hem ailesi hem de diğer insanlar için mücadele etmek zorundadır.

            Yüzde yüz inanıyorum, bu mücadelenin içinde olmayan hiçbir Müslüman kendisini Alla(c.c.)'a karşı sorumluluktan kurtaramaz!

            -Şunu özellikle söylüyorum; bu devir imansızlıkla mücadelesi devridir!

            Bu mücadele hamasetle, sloganik sözlerle olmaz, bizzat mücadelenin içinde aktif yer almayla olur.

            Hele din adamları, imamlar, hocalar siz bu mücadelenin içinde aktif yer alamıyorsanız sizin akıbetiniz daha kötü olacaktır, benden söylemesi!

Görev mahalliniz dahilinde sadece namaz kıldırıp yan gelip yatmakla bu mücadele olmaz.

Yeminle söylüyorum, Allah(cc)'a hesap veremeyiz!

Duyarlı veya duyarsız tüm Müslümanlara sesleniyorum:

Durum sandığınızın çok ötesinde vahim olup bu gerçeği görmezlikten gelemeyiz.

İslam düşmanlarının insanımızı özellikle de gençlerimizi milli ve manevi değerlerimizden uzaklaştırmaya hatta tamamen koparmaya yönelik çalışmalarının sonuçlarını yoğun olarak görmeye başladık.

-Bu işin hafife alır bir tarafı yok!

            Bu vahim durumu görmek için çok araştırma yapmaya da gerek yok; çevremize, anket ve televizyon söyleşilerine bakmak yeterli olacaktır.

     Gençlerimizin ahlaklarını bozup İslami yaşamdan uzaklaştırdıkları yetmediği gibi tamamen imanını da yok etmeye çalışıyorlar.

     Maalesef, tahmin ettiğimiz oranın çok üstünde başardılar!

     Ne acı ki durmuyor ve daha fazla araçla saldırılarına devam ediyorlar.

     Bu acı tabloyu tüm duyarlı Müslümanlar görmekte ve kendi çapında dile getirmektedirler.

Ayrıca, araştırma şirketleri de farklı zamanlarda bu durum ile ilgili yapmış oldukları araştırmaları kamuoyuyla paylaşmaktadırlar.

     Mesela, KONDA araştırma şirketince yayınlanan "10 Yıllık Toplumsal Değişim" raporunda en dikkat çeken hususlardan birisi ülkemizde kendisini "ATEİST" olarak tanımlayanların oranının 3 kat artarak yüzde 1'den yüzde 3'e; "İNANÇSIZ" olarak tanımlayanların oranın ise yüzde 1'den yüzde 2'ye yükselmesidir.

            MAK Araştırma Şirketine göre Ateistlerin oranı yüzde 4, Deistlerin oranı 6; Gallup International'ın 2016'da yaptığı ankette ateistlerin oranı %3 olarak tespit edilmiştir.

            Nereden bakarsak bakalım Ateistlerle, Deistlerin oranı yüzde 10'nu bulmaktadır. Bunun sayısal açıklaması seksen milyonun yüzde onu 8,5 milyon insan demektir.

            Bu oranlar güncel olmayıp birkaç yıl öncesinin verileridir. Ayrıca, çeşitli nedenlerle kendilerini ifade etmeyenleri bu hesaba dahil etmiyoruz.

            Kaldı ki, bu sayının içerisinde kaderi, mucizeyi, şefaati, hadisleri, miracı, namazı vs daha birçok İslam âlimlerine göre insanı dinden çıkaran hususları inkar edenler yok.    

            İnanın, düşüncesi bile insana acı veriyor!

Müslüman ülkem insanı için bunun açıklaması; FELAKET ÜSTÜ FELAKET!

            Müslüman Müslüman, çocuklarımız İMANSIZLIK tehdidi altında sen ise uyuyorsun!

            -Nedir bu vurdumduymazlık; neden hâlâ gerçekleri görmemekte direniyoruz?

Bu çocuklar senin benim hepimizin, yani Müslümanların çocuğu!

Gaflet uykusundan uyanmaz çocuklarımıza sahip çıkamazsak bu sayının çok daha büyük rakamlara çıkacağını bunlardan birinin de sizin çocuğunuz olabileceğini unutmayınız!

            Şunu açık ve net olarak tekrar ediyorum, iman mücadelesi verilmesi gereken bir devirde yaşıyoruz.

            Her akıllı Müslüman konumu ne olursa olsun bu mücadelenin içinde bir şekilde yer almalı, almak zorundadır!

            "Felaket üstü felaket" yargısında bulunmam imanın şuurunda olmayanlar için abartılı kaçabilir; ancak, imanın şuurunda olanlar için hafif bile kalır!

            Yüce Rabb'im; iman sahibi olmayanlara iman, imanın şuurunda olmayanlara iman şuuru, hepimize son nefeste dahil olmak üzere imanı kamil ile ölmeyi nasip etsin.

           

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder